Kyoto Protokolü’nden Paris Anlaşması’na Küresel İklim Değişikliği – Selahattin Hantal
Kyoto Protokolü’nden Paris Anlaşması’na Küresel İklim Değişikliği – Selahattin Hantal
/ Haziran 14, 2019 0 COMMENTS

Küresel iklim değişikliği, etkilerini de yaşadığımız için dünyayı tehdit etmekte olan ve üzerine en çok konuşulan meselelerden biri haline gelmiş durumda. Zira ısınmakta olan dünyada yaşamın ciddi bir derecede olumsuz etkilenmesi söz konusu. En başta birçok canlı türünün yaşamını sürdürmekte oldukları ekosistemlerin yapısı bozulacaktır. Doğanın dengesinin bozulmasıyla bitki ve hayvan türleri yok olacaktır. Aşırı sıcaklar insan yaşamını etkileyecek duruma gelecektir. Ayrıca yağış dengesizlikleri yaşanacaktır. Yağışların az olduğu dönemlerde yükselen sıcaklıklarla beraber kuraklıklar görülecektir. Dolayısıyla dengesiz yağış ritmi tarım yapılmasını etkileyecek, besin üretiminde aksaklıklar görülecektir. Şurası bir gerçekliktir ki yaşayabileceğimiz başka bir gezegen yok. Dolayısıyla dünyadan çıkış gibi bir “B planı”na sahip değiliz. Elimizde yalnızca dünyamızdaki doğal varlıkların doğru kullanılması kalmaktadır. Bunun yolu da bu varlıkların doğru maksatlar için kullanılmaları, kirletilmemeleri ve adaletli bir şekilde dağıtılmalarına yönelik bir yol haritası çıkarmaktan geçmektedir. Zira bu döngünün bozulduğu her hadise esasında dünyamızın doğal yapısına vurulan bir baltaya dönüşmektedir. Çıkar İlişkileri Açmazındaki Küresel İklim Değişikliği Küresel iklim değişikliğini önlemek…

Küresel İklim Popülizmi – Zeynel Çuhadar
Küresel İklim Popülizmi – Zeynel Çuhadar
/ Haziran 10, 2019 0 COMMENTS

Küresel iklim değişikliği küresel ısınma, yokoluş vb. adına ne dersek diyelim bugün dergilerden televizyonlara, bağımsız “aktivistlerden” devlet başkanlarına dek kimsenin söz söylemekten kaçamadığı bir konu haline geldi. Aynı Gemide Miyiz? Durmaksızın propagandası yapılan, çeşitli matematiksel ölçümlerle adeta bir kıyamet takvimi çıkarılan, yapılan hesaplamaların da büyük üniversitelerden büyük akademisyenlerle desteklendiği dünyanın sonu tezleri özellikle belli bir grup insan tarafından epey dillendirilir oldu. Farklı toplumsal kesimlerin, birbirine ideolojik açıdan düşman olması beklenen insanların, hep birlikte içine girdiği seferberlik hali ilk etapta kafamızda belli soru işaretlerinin belirmesine sebep oluyor. Geçtiğimiz süreçte G20 zirvesindeki açıklamalar sonrası sorduğumuz soruyu, bu kez farklı bir konu üzerine soralım. Bir yerde felakete sürüklenen dünyanın “temsilcileri” (Birleşmiş Milletler temsilcileri, devlet başkanları, şirket sahipleri vb.) diğer yanda çizilen olumsuz tablonun gerçek olması halinde bunun etkilerini doğrudan hissedecek olan sıradan insanlar… Aynı gemide miyiz? Yukarıdaki senaryoya göre gelecekteki Tufan’da Nuh’un gemisine binecek olanlar hem ekolojik yıkımın failleri hem de mağdurları olacak gibi görünüyor. Bu işte bir…