Dünya Yanarken İnkar Etmek İçin Yapabileceğiniz 50 Basit Şey – Günce Akpınar
Dünya Yanarken İnkar Etmek İçin Yapabileceğiniz 50 Basit Şey – Günce Akpınar
/ Mayıs 10, 2015 0 COMMENTS

“Tasarruflu ampuller”, “A sınıfı enerji etiketli beyaz eşyalar”, “geri dönüşüm”, “imza kampanyaları”, “bağış kampanyaları”, “ağaç dikme etkinlikleri”, “ekolojik kredi kartları”… İşte alın size “yeşil kapitalizm” alın size “ekolojik kapitalizm”. İşte alın size kapitalizmi devirmeden, tüketim alışkanlıklarını değiştirmeden, “yanmakta olan dünyayı” kurtarma reçeteleri. Stephanie McMillan ve Derrick Jensen’in beraber yazdığı “Dünya Yanarken İnkar Etmek İçin Yapabileceğiniz 50 Basit Şey” tam da yukarıda bahsettiğimiz şeyi anlatıyor. Kitap, “Dünyayı Kurtarmak İçin 20 Formül“, “Küresel Isınmayı Durdurmak İçin Herkesin Yapabileceği 365 Şey” gibi kitaplara ve yazılara gönderme yaparak, bu geçici ve anlık çözümlerin yaşamın devamını değil, sistemin devamını sağlamak amacıyla üretildiğinden bahsediyor! Hikaye iki ana karakter üzerine oturtulsa da, zengin bir karakter skalasına sahip. Kitapta kimler yok ki? Sürekli “tasarruf” tedbirleri üzerinden düşünen Bananabelle ve onun “dahice” önerilerinin işe yaramaz olduğunu ve asıl sorumlunun kapitalizm ve dünyadaki devletler olduğunu söyleyen arkadaşı. Deneylere maruz bırakılan hayvanlar; yaşam alanları çalınan vahşi hayvanlar; vejeteryanlar; veganlar; meditasyon yaparak dünyayı değiştirebileceğini sanan yalnız kahramanlar;…

“Çevreci” Projeler ve Başarısız Sonuçlar
“Çevreci” Projeler ve Başarısız Sonuçlar
/ Mayıs 8, 2015 0 COMMENTS

Açılan kanallar, savaşlar, nükleer denemeler ve atıklar. Petrol sondaj istasyonları, yapay adalar, deniz üstünde yükselen oteller, köprüler, sanayi atıkları, evsel atıklar, trol ve kaçak avlanmalar. Liste uzatılabilir. Denizler; yaşadığımız yüzyılın altın madenleri tabiriyle boşuna anılmıyor. Altın madenlerinde yaşanan ‘tükenişi’ bir gün denizlerde de yaşayacağımız aşikardı. 2050 gibi yakın bir zamanda balık türlerinin çoğunun tükeneceği, denizlerdeki canlılık oranının zaten hali hazırda hızla düştüğünü anlatıp duran kara bir senaryo çizilmekte ekranlarda dönen ‘yeşil ekran’ kuşaklarında! Bu büyük ve müdahale edilmemesi halinde sürekliliğini koruyan madenin ve onun yarattığı büyük pazarın farkında olan devletler ve STK’lar, 2000’li yıllar itibarıyla çeşitli projeler ortaya koydular. Yok olan türler ve biyolojik çeşitlilik maskesi ardında sürdürülebilir balık stokları, “sürdürülebilir ekonomi, sürdürülebilir balıkçılık, sürdürülebilir turizm” gibi, paranın ekonomisi temelli amaçlarını dile getirmeye başladılar. Çare; Kurulan Koruma Alanları Özellikle Akdeniz’de yoğunlaşan koruma alanları yaratma projeleri, başta AB sonra devletler ve STK’ları memnun etme yükümlülüğündedir. Bu noktada kodamanlara az önce bahsi geçen ‘sürdürülebilirlik’ lerden bahsederken, yerel…