Nükleerde Hayat, Hayatta Nükleer Olmaz! Bugün, yaşam savunucuları olarak, nükleere karşı Kadıköy Süreyya Operası önündeydik. Sinop’ta gerçekleştirmek istediğimiz “Nükleer Karşıtı Miting”imizi engellemek isteyenlere inat, nükleersiz dünya ısrarımızı burada haykırdık. Bizler Çernobil’in 32’nci, Fukuşima’nın 7’nci yılında, bizden çok Kapitalizm’in ihtiyaç duyduğu yaşamı talan eden enerjilere karşı yaşamı savunmaya devam edeceğiz. Yaşamı Savunmak Yasaklanamaz!
Basın Açıklaması Çağrı; Yaşamı Savunmak Yasaklanamaz!
Çernobil Felaketinin 32. ve Fukuşima’nın 7. Yılı nedeniyle 22 Nisan 2018 pazar günü Sinop’ta yapılacak olan “Sinop Nükleer Santral İstemiyor” konulu miting İçişleri Bakanlığı talimatıyla yasaklanmıştır. Biz ekoloji örgütleri, yaşam savunucuları olarak bir daha Çernobil, Fukuşima olmasın demek, yaşam alanlarımızı savunmak “Nükleerde Hayat, Hayatta Nükleer Olmaz” demek için tüm yaşam alanlarına sahip çıkan her kesimi gerçekleştireceğimiz basın açıklamasına çağırıyoruz. 22 Nisan Pazar 13:00 Süreyya Operası önü Kadıköy İmzacılar; Patika Ekoloji Kolektifi Yaşam ve Dayanışma Yolcuları Munzur Çevre Derneği Yeşil Direniş Ekoloji ve Yaşam Gazetesi Amasra’ya ...
Sinop Nükleer Karşıtı Miting Yasaklandı!
Çernobil Felaketinin 32. ve Fukuşimanın 7. Yılı nedeniyle 22 Nisan Pazar günü, Sinop Nükleer Karşıtı Platform (NKP) tarafından Sinop’ta düzenlenecek olan Nükleer Karşıtı miting OHAL gerekçe gösterilerek İçişleri Bakanlığı talimatıyla yasaklandı. Patika Ekoloji Kolektifi olarak açıkça belirtiyoruz ki Sinop’u, Akkuyu’yu, İğneada’yı Çernobil’e çevirmek isteyenlere geçit vermeyeceğiz. Yaşam alanlarını talan eden tüm projelere karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.
Nükleer Santrallere Karşı Sinop’a Miting’e Gidiyoruz.
Nükleer Santrallere Karşı Sinop’a Miting’e Gidiyoruz. Otobüs Kalkış Yeri: Kadıköy (Tam yeri yakında paylaşılacak) Kalkış Saati: 22:00 Otobüs kontenjanımız sınırlı olduğundan gelmek isteyenler aşağıdaki telefondan irtibata geçebilirler; 0543 372 5954
Etrafına baktı, gözlerini açtığı karanlık sokakta ağzındaki kuruluğu giderecek bir kaç damla su aradı. Çöpte bulduğu boş şişelerdeki çamurlu su damlaları biraz olsun enerjisini yerine getirmişti. Daha dün gibiydi musluklarından olanca tazyikiyle akan suların sesini duyduğu günler. Doğruldu, gökyüzüne baktığında gökdelenlerin aydınlatmalarına karışan helikopterlerin ışığı yüzüne vurdu. O an aklına geldi. Takım elbiseli bir grup adam tarafından dövülüp sokağa bırakılmadan önce, bu gece içme sularıyla ilgili büyük bir eylem yapılacağını okumuştu. Yaşadığı mahalle, önce kentsel dönüşümle, sonra da kesilen sularla iktidarların kıskacına alınmış yoksul insanların yaşadığı bir yerdi. Yaşam ...
Petrol Şirketlerine karşı olduğunu söyleyip, petrol baronlarının vakıflarınca fonlanan Greenpeace’in, Nükleer konusunda ki “uzlaşmaz tavrı” biz yaşam savunucularını endişelendiriyor! Bir hatırlatma maksadıyla, Meydan Gazetesi’nin 20. sayısında yayınlanan bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedik. Greenpeace; petrol baronu Rockefeller Vakfı gibi onlarca “hayırsever” vakıftan topladığı fonların küçük bir kısmını, döviz spekülasyonlarında kaybettiğini açıkladı. Greenpeace’in finans danışmanının Euro ile Pound para birimleri arasındaki dalgalanmada, 11 Milyon Liraya karşılık gelen 3 Milyon gibi bir miktarını “üzülerek” kaybettiğini açıklaması, dünya çapında haberlere ve tartışmalara konu oldu. ...
Sokak Hayvanları ve Tecrit
Sokak Hayvanları ve Tecrit Yalıtma ve tecrit, son dönemlerin en belirgin  cezalandırma yöntemine dönüşmüş durumda. Köken olarak, Avrupa çıkışlı olan bu iktidar refleksi belki de son 20 yıldan beri konuşulmaya başlanmış fakat 2000 yılında, hapishanelerdeki devrimcilere yönelik olarak gerçekleştirilen “Hayata Dönüş Operasyonları” vasıtasıyla gerçekleştirdiği F tipi hücreler  bu topraklarda da özellikle devrimciler hedef alınarak 15 yıl kadar  önce uygulanmaya başlanmıştır. Buradaki amaç, “devlet ve kapitalizm” için tehdit yaratanları “yaşamdan soyutlayarak”  fikirlerini hasıraltı etmek ve dışarıda kalanları da bu şekilde tecride alarak  onları bu “zararlı fikirlerden” uzak tutmak ...
Talanın Katliamın Yeni Adı: Kaya Gazı – Emre Bayyiğit
Kapitalist şirketler, yıllardır bu topraklarda devlet desteği ya da direkt kendi teşebbüsleriyle, bir dizi ekolojik yıkıma neden olan enerji projelerine girişmiştir. Diğerlerine nazaran yeni sayılan kaya gazı ise söz konusu şirketlerin son gözdeleri! Kürdistan, Trakya, Karadeniz, Tuz Gölü civarı ve Toroslar’da mevcut tüketim rakamını 40 yıl karşılayacak ‘kaya gazı’ rezervi var olduğu söyleniyor. Yaklaşık 3 yıl önce, Royal Dutch Shell, TPAO (Türkiye Petrol Anonim Ortaklığı) ortaklığıyla, Diyarbakır Sarıbuğday ve Bağdere köylerinde kaya gazı sondaj çalışmaları başlamıştı. Shell’in kaya gazını, enerjide ‘alternatif’ olarak gördüğünü söylemesinin ardından, bir diğer petrol şirketi olan ...